29.10.1986 tarihinde Diyarbakır’da doğdum. Altı yaşımda Adana’ya geldim ve halen Adana’da yaşamaktayım. Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği öğrencisiyim.

Küçüklüğümden bugüne kadar müzikle ilgili çok ilginç düşüncelerim ve değişimlerim oldu. İlkokul ikinci ve üçüncü sınıfta kendi isteğimle Türk sanat müziği nota okuma ve koro dersleri aldım. İlkokul dördüncü sınıfta neden olduğunu bilmiyorum, müzikten nefret ettim ve çevremdekilere müziksiz bir hayat olabileceğini anlatmaya çalıştım. (Gerçekten çok komik ama gerçek) İlkokul beşinci sınıfta ise nerden ve neden olduğunu yine bilmiyorum, bir Tchaikovsky dinleyicisiydim.

Bu dönemlerde eski bir metal müzik dinleyicisi olan ağabeyimin müzik dinlediği zamanlarda yanında bulunmam ile birlikte metal ve rock müzik türlerine aşinalığım başladı. Ortaokul hazırlıkta üç ay babamın zoruyla klasik gitar dersleri aldım. Ortaokul birinci ve ikinci sınıfta yine neden olduğunu bilmiyorum, prodigy dinlemeye başladım. Orta sonda ise koyu bir death ve black metal dinleyicisi oldum.

Müziğe bir müzisyen olarak devam etme hikâyem de bu yılda başladı. Çok değerli bir çocukluk arkadaşımın “Sende kulak var, bateri çal bence” diyerek beni müziğe yönlendirmesi, benim müzisyen olmam yönündeki ilk adımdır. Ben o sıralar bu olayı çok komik buluyordum ve “Ne kadar saçma, evde davul olur mu?” diye tepkiler veriyordum. Ancak yine de beni biraz etkilemiş olacaktı ki bir yandan da ortaokuldaki en iyi sınıf arkadaşlarıma bir gün “Ben baterist olacağım beyler, grup kuralım. Alper sen bas çal, Burak sen gitar çal” gibi komik bir laf ettim ve ilk grubum kurulmuş oldu.

Tabii bu dönemde (Ortaokul üçüncü sınıf-Mayıs 2001) hiçbir şey ciddi anlamda değildi. Ancak aynı yılın ağustos ayında bir arkadaşımdan 40 milyona cümbüş marka bir bateri alıp daha önce çocukluk arkadaşıma verdiğim tepkilere tam ters düşecek şekilde getirip evin ortasına koyup çalışmaya başlamam ile her şey bir anda ciddileşmeye başladı ve artık kendimi gerçekten baterist gibi hissetmeye başladım.

Lise birde de black ve death metal hayranlığım devam etti. Nihayetinde lise ikinin başlarında bana baterist ol diyen çocukluk arkadaşımın yönlendirmesiyle ile belli tarzda müzik dinleme huyumdan kurtuldum. Bu dönemden itibaren hoşlandığım her müziği kendime itiraf etmeyi ve rahatça dinlemeyi başarabildim.

Lise iki ve lise üçte ilk ve halen devam etmekte olan grubum Muazzam ile birçok şarkı çalışmalar yaptım ve çeşitli konserlerde sahne aldım. Lise üçten sonra farklı şehirlerdeki üniversiteleri kazanmamız ile bu grup çalışmalarını durdurmak zorunda kaldık. Tam bu sırada Muazzam’ın basçısı olan Alper’in yazlıktan arkadaşları olan ve o sıralarda baterist aramakta olan Doxan ile Alper vasıtasıyla tanıştık ve bir deneme için Muazzam’ın da o zamana dek çalışmalarını sürdürdüğü Seyhan Anadolu Lisesi prova stüdyosuna gittik ve doğaçlama yaparak birbirimizi tanımaya çalıştık. İlk deneme olmasına rağmen gayet iyi bir uyum ve çeşitlilik vardı.

O günlerden itibaren (Eylül 2004) Doxan ile besteler ve bu bestelerin stüdyo kayıtları, bar programları yapmakta, çeşitli konserlerde çalmaktayım. Özel olarak etkilendiğim bir müzisyen yoktur. Herkes gibi sevdiğim her şeyden etkilenirim.

 

egekaraat@gmail.com